Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2021/2724 E. , 2021/3411 K.
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
-Boşanma Davasında, Manevi Tazminatın Sadece Para olarak Ödenmesi İstenebilir Ancak Maddi Tazminatın Para Veya Ayın (Eşya) Olarak Ödenmesi İstenebilir.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davalı kadın, temyiz dilekçesinde adli yardım talebinde bulunmuştur. Adli yardıma ilişkin usul ve esaslar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334-340. maddelerinde düzenlenmiş olup, aynı Kanunun 336/3. maddesine göre adli yardım talebi kanun yollarına başvuru sırasında Yargıtaya da yapılabilir ve 337/1. madde uyarınca da duruşma yapmaksızın talep hakkında karar verilebilir. Davalı kadının adli yardım talebini içeren dilekçesi ve dosya kapsamındaki belge ve bilgiler birlikte değerlendirildiğinde, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken kanun yoluna başvuru giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu kanaatine varıldığından, davalının adli yardım talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı kadının temyiz itirazlarının incelemesine gelince;
a) Davacı erkek tarafından TMK 166/son maddesine dayalı açılan boşanma davasının yapılan yargılama sonrasında mahkemece, kusur belirlemesi yapılmaksızın TMK 166/1 maddesi gereği davanın kabulüne karar verilmiş olup, karar davalı kadın tarafından istinaf edilmekle bölge adliye mahkemesince davanın TMK 166/son maddesine dayalı olduğu ve TMK 166/son gereği boşanma davasının kabulü için gerekli şartların gerçekleştiğinden bahisle hükmün kaldırılmasına karar verilmiş, yeniden kurulan hükümde, kusur belirlemesi yapılmaksızın tarafların TMK 166/ son gereği boşanmalarına ve kadın lehine nafaka ödenmesine karar verilmiştir. Verilen karar davalı kadın tarafından temyiz edilmiştir. Her ne kadar eylemli ayrılık sebebiyle boşanma davasında, boşanma kararı verilmesi için eşlerin kusur durumlarının ayrıca araştırılması gerekmemekte ise de, kusur durumunun tespiti, nafakalar ve tazminatlar yönünden önem arzetmektedir. Bu nedenle mahkemece verilen hükümde tarafların kusur durumları hakkında bir belirleme yapılmaması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
b) Davalı kadın davaya cevap dilekçesinde; …’de göstereceği yerde bir adet daire verilmesi halinde boşanmayı kabul edeceğini beyan etmektedir. Boşanmanın ferisi niteliğinde olan maddi ve manevi tazminatı düzenleyen Türk Medeni Kanununun 174. maddesi incelendiğinde; manevi tazminatın sadece para olarak ödenmesi istenebileceği halde, maddi tazminat için böyle bir sınırlama bulunmamaktadır. O halde maddi tazminatın ayın (eşya) olarak ödenmesinin istenmesine yasal bir engel bulunmamaktadır. Diğer taraftan davalı kadının cevap dilekçesinde bahsi geçen; …’de göstereceği bir adet daire talebinin mal rejimine dayalı bir alacak talebi olup olmadığı hususunun da mahkemece açıklattırılması, gerekirse buna göre eksik harçların ikmalinin sağlanması gerekmektedir. Mahkemece yapılacak iş; davacı kadının cevap dilekçesinde bahsi geçen hususun açıklattırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi ve talebin TMK 174/1 kapsamında bulunması halinde yukarıda 2/a bendinde açıklanan kusura ilişkin yapılacak tespit ile birlikte değerlendirilmesidir. Bu hususlar belirlenmeksizin eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün, yukarıda 2/a, 2/b bentlerde açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalı kadının sair itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 26.04.2021